Temyiz talebi örneği (Danıştay)

DANIŞTAY İLGİLİ İDARİ DAVA DAİRESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA
SUNULMAK ÜZERE

………. İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

DANIŞTAY’DA DURUŞMA TALEPLİDİR.

DOSYA NO :

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA KONUSU : ……….. İdare Mahkemesinin …./…/…… tarih ve ……….. Esas, 2000/326 Karar sayılı kararının Bozulması dileğiyle temyiz sebeplerimizin sunulmasından ibarettir

TEBLİĞ TARİHİ :

TEMYİZ TARİHİ :

TEMYİZ SEBEPLERİ :
1. Mahkeme kararı usul ve kanuna aykırıdır.  Mahkeme kararı eksik İncelemeye dayanmaktadır. Gerekçe kısmı çelişkili bilgilerden oluşmakta olup, hukuki olmaktan uzaktır. Hukuk devleti, düzenli ve istikrarlı idare, kazanılmış hak gibi hukukun genel ilkeleri ve mevzuatın zaman bakımından uygulanmasına ilişkin hukuk ilkeleri dikkate alınmaksızın, idarenin bakış açısıyla verilen mahkeme kararı usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerekir.
2. Eksik inceleme olduğundan karar gerekçesi yanlış bilgilerden oluşmaktadır. Mahkeme kararının gerekçe kısmının 3. paragrafı aynen; “Dosyanın incelenmesinden; …taşınmazın …/…/….. tarihinde …… köyü manevi şahsiyeti adına mera olarak tescil edilmişken mera vasfını kaybetmesi üzerine …./…/…… gün 1930 yevmiye ile Maliye hazinesi adına tescil edildiği, 1/25.000 ölçekli Yeni Sanayii yöresi çevre düzeni planında askeri alanda kalan taşınmazın 400 m2’si için …./…/…… gün 1203 sayılı tapu tahsis belgesi verildiği, Milli Savunma Bakanlığı Çorum İnşaat Emlak Başkanlığı’nın Milli Emlak Müdürlüğüne yazdığı yazı üzerine Milli Savunma Bakanlığına tahsisli taşınmaz için sehven verilen Tapu Tahsis Belgesinin …./…/…. günlü işlem ile iptal edilerek Tapu Sicilinden terkin edildiği…….. Valiliğinin yazısı üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır” şeklindedir. Bu bilgiler olayın fiili ve hukuki durumunu yansıtmaktan uzaktır. Karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki;
3. Tapu Tahsis Belgesi askeri alanda kalan yere verilmiş değildir. Kanun gereği hazine yerine verilmiştir. Müvekkilime verilen tapu tahsis belgesi, askeri alanla ilgili değil, mera vasfını kaybederek Hazineye geçen yerle ilgilidir. Zira müvekkilim binayı yaptığında, yer mera vasfındadır. Daha sonra hazineye geçmiş ve 2805 sayılı Kanun ve 2981 (3290) sayılı Kanunlarla aftan yararlanılarak 09.08.1984 tarih ve 1/445 sayı ile müvekkil adına Tapu Tahsis belgesi verilmiş, bu belge …./…/……. tarihinde 1203 sayı ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmiştir. Müvekkilime tahsis edildikten sonra askeri alan olarak gösterilmiştir. Bu husus iddialarımızda yer almasına rağmen mahkemece araştırılmamıştır.
4. ……………… yöresi çevre düzeni planı (askeri alan olarak gösteren plan) 1993 yılında yapılmıştır. Tapu tahsis belgesinin dayanağı 2981 sayılı on yıl önce çıkmıştır. Dolayısıyla 2981 sayılı kanunun 3. maddesi tapu tahsis belgesini hukuka aykırı kılmaz. Çünkü o tarihte askeri bölge değildir. İdare mahkeme kararının dayanağı olan 1/25.000 ölçekli …………….. yöresi çevre düzeni planı 1993 yılında yapılmış olan bir plandır.Bu planla dava konusu yer askeri alan olarak gösterilmiştir.Oysa müvekkilimin tapu tahsis belgesinin veriliş tarihi 1984 ve tapu siciline şerh tarihi ………… tarihidir. Müvekkilime verilen tahsis belgesi askeri alanda kalan bir yere verilmemiş ancak ………. planında daha önce müvekkilime tahsis edilen yer askeri alanda gösterilmiştir.
5. Tapu tahsis belgesi …./…/……. tarihli değil, …./…/…… tarihlidir. Müvekkil binayı …. yılında yapmış, …. yılında Tapu Tahsis Belgesi verilmiş, ……. yılında bu belge tapunun beyanlar hanesine idare tarafından kaydedilmiştir. Bu husus dosyaya sunduğumuz Tapu Tahsis Belgesi üzerinde açık ve seçik bir şekilde belli olduğu halde mahkemece bu dahi gereği gibi incelenerek karara doğru olarak geçmemiştir. Eksik inceleme yapıldığı apaçıktır.
6. Sehven yapılan işlem müvekkilime tapu tahsis belgesi verilmesi değil, Tapu Tahsis Belgeli ve 25 yıldan beri meskun mahallin askeri alan olarak gösterilmesidir. Dava konusu yer önce müvekkilime tahsis edilmiş, sonra yerin ve çevresinin 25 yıldan beri Müftülüğe ait huzureviyle, Cami, Kur’an Kursu ve lojmanlarıyla meskun bir mahalle olduğu, kısacası fiili ve hukuki durumu dikkate alınmadan yanlışlıkla askeri alan olarak tesbit edilmiştir. Çorum Valiliğinin …../…./…… tarih ve 581 sayılı, müvekkilimin yeri ile birlikte yıkımı istenen yerlerin durumunun belirtilen yazısı incelendiğinde asıl askeri alan olarak tahsisinin sehven yapıldığı açıkça görülecektir. Bu yanlışlık düzeltilmek yerine, bu yanlış işleme dayanılarak, kanunların açık hükmü gereği verilen, hukuken doğru olan müvekkile Tapu Tahsis Belgesi verilmesi işlemi iptal edilerek yıkım yapılmıştır. Bu hususlar mahkemece incelenmeden karar verilerek Anayasanın eşitlik ilkesi de ihlal edilmiştir.
7. İmar affı uygulanan yere 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunun uygulanması mümkün değildir. İmar affı daha eski tarihlidir. Devlet İhale Kanunu ise sonraki bir tarihte yürürlüğe girdiğinden yürürlüğe girdiği tarihten sonraki işgaller için uygulanır. Aksinin kabulü kanunların yürürlük kuralları gereği mümkün değildir.
8. İşlem hukuki dayanaktan yoksun olup, keyfidir. İşlemin hiç bir hukuki dayanağı yoktur. Tamamen keyfi olarak icra edilmiştir. Aşağıda sunduğumuz belgede sayılan yerlerden sadece müvekkilimin evinin yıkılması da bunun açık göstergesidir. Davalı idare hem işlemi tesis ederken, hem de mahkemeye sunduğu gerekçelerde çelişkiye düşmüş, hangi kanun hükmünü uyguladığını açık bir şekilde ortaya koyamamıştır. Çünkü mevcut durumda mevzuat idareye yıkım görevi ve hakkı vermemektedir. Bu durumda idare, Medeni Kanun’un mülkiyet ve zilyetliğe ilişkin hükümleri çerçevesinde hukuki yollara başvurma yerine idari yola başvurarak keyfi işlem tesis etmiştir. Kamu yararı amacı gözetilmemiştir.
9. İdari işlem irade yönünden sakat bir işlemdir. Davalı idarenin mahkemeye sunduğu savunmaları ve özellikle ….. Jandarma Komutanlığına hitaben (…/…./……. gün ve ….. …. sayılı emirleriniz, ilgili)…./…/…… gün ve 581 sayılı yazı incelendiğinde davalı idarenin emirleri yerine getirmemek için diğer yerler için imar affı ve tapu tahsis belgeleri olmadığı halde hukuki olmayan ancak fiili durumdan kaynaklanan bahaneler bulduğu ancak müvekkilimin yerine bir bahane bulamadığı, yada tabiri caizse kurban olarak seçildiği için müvekkilimin evinin yıkıldığı anlaşılmaktadır. Yıkım yapıldıktan sonra da yer fiilen askeri alan içine de alınmamıştır. Davalı idare zayıf durumda olan müvekkili mağdur etmeyi tercih etmiştir. Bu hususlar tahkik edilmeden mahkeme karar vermiştir.
10. Bu karar imar affı kanununun amacını engellemektedir. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden açıkça usul ve kanuna aykırı işlemin iptali gerekirken, hukuka uygun bulunursa; bundan böyle imar affından yararlanıp tapu tahsis belgesine bağlanan yerlerden bir kısmının askeri alanlara tahsis edip af kanununun amacı önlenmiş olur. Bu da idarelerin keyfi uygulamalarının hukuken önünü açacaktır. Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
11. Keşif talebimiz değerlendirilmemiştir. Dava konusu yerin askeri alanda olmasının mümkün olamayacağını, belediye tarafından imar uygulaması görmüş bir yerin ve meskun mahalde kalan bir yerle ilgili planda böyle gösterilmiş diye keşif yapılmadan mahkemenin karar vermesi bir eksik inceleme ve savunmamızı kısıtlamaya yöneliktir. Keşif yapılsaydı görülecekti ki hiçbir surette askeri alan olamayacağını mahallenin ortasında kaldığını askeriyeye tahsisinin idari işlemlerin kamu yararı unsuru ile bağdaşmadığı ortaya çıkacaktı. Kaldı ki ……….. Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla yaptırmış olduğumuz keşif neticesinde meskun mahalde olduğu ve askeri hiç bir emareye rastlanmadığı açık olarak belirtilmiştir.

SONUÇ ve TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve re’sen rastlanacak sair sebeplerle;
1.) Temyiz İncelemesinin Duruşmalı olarak yapılmasına;
2.) Usul ve kanuna aykırı olan ve eksik incelemeye dayanan … 2.İdare Mahkemesinin …./…./……. tarih ve …../…… Esas, ……. Karar sayılı kararının Bozulmasına;
3.) Yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı idareye yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla dileriz

……/……/2001


Davacı Vekili

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir